MÜSLÜMAN ÜLKELERİN STRATEJİK İTTİFAKI: ORTA DOĞU’DA GÜÇ DENGESİ DEĞİŞEBİLİR

screenshot

Seide Şimşek | İllerde Ekonomi
3 Ekim 2026 | Haber ve Analiz

Müslüman çoğunluklu ülkelerin diplomasi, ekonomi ve güvenlik alanlarında kalıcı iş birliği kurması, ABD’nin Orta Doğu’daki etkisini sınırlayabilir. Böyle bir dönüşümün başarısı, siyasi dayanışmanın ortak yatırımlara, güvenilir kurumlara ve bağımsız karar alma kapasitesine dönüşmesine bağlıdır.

İslam İşbirliği Teşkilatının eylül duyurularında, Körfez İşbirliği Konseyiyle ortaklıkların güçlendirilmesine yönelik temaslar yer alıyor. Körfez İşbirliği Konseyinin 2026 açıklamalarında ise ekonomik bütünleşme, ortak sanayi politikaları ve tedarik zincirlerinde iş birliği öne çıkıyor. Bu girişimler, bölgesel dayanışmanın somut ekonomik araçlarla desteklenmesi açısından önem taşıyor. (oic-oci.org, gcc-sg.org)

ABD’nin bölgesel etkisi nasıl değişebilir?

Washington’ın Orta Doğu’daki konumu, askerî kapasitesinin yanında bölge ülkeleriyle kurduğu güvenlik ortaklıklarına dayanıyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, 1 Temmuz 2026’da Bahreyn’de çok sayıda bölge ülkesinin askerî temsilcisiyle güvenlik görüşmeleri gerçekleştirildiğini bildirdi. (centcom.mil)

Bu ilişkilerden hareketle, bölge ülkelerinin ortak politikalar geliştirmesi ve güvenlik ihtiyaçlarını daha fazla kendi kapasiteleriyle karşılaması, ABD’nin pazarlık gücünü azaltabilir. Ancak mevcut destek mekanizmalarının güvenilir alternatifler oluşturulmadan zayıflatılması, yeni güvenlik açıklarına yol açabilir.

Ekonomik bütünleşme, stratejik özerkliğin temeli

İllerde Ekonomi’nin değerlendirmesine göre, kalıcı iş birliğinin merkezinde ticaretin kolaylaştırılması, ortak altyapı yatırımları, enerji bağlantıları ve teknoloji üretimi bulunmalıdır. Bu alanlarda ilerleme, dışa bağımlılığı azaltırken ülkelerin ekonomik dayanıklılığını artırabilir.

Ortak yatırım mekanizmaları ve üretim projeleri, siyasi dayanışmayı karşılıklı ekonomik faydaya dönüştürebilir. Güvenlik iş birliği ise sivillerin korunması, savunma kapasitesi ve deniz ticaretinin güvenliği gibi ortak ihtiyaçlara odaklanmalıdır.

Birliğin önündeki temel sınav: Karşılıklı güven

Ortak dinî kimlik, tek başına ortak dış politika oluşturmaz. Ülkelerin tehdit algıları, ekonomik öncelikleri ve uluslararası ilişkileri farklıdır. Bu nedenle etkili bir ittifak; egemenliğe saygı, uyuşmazlıkların diplomasiyle çözülmesi ve ortak kararların uygulanmasını sağlayan kurumlar gerektirir.

İllerde Ekonomi değerlendirmesi

Müslüman ülkelerin koordineli hareket etmesi, ABD dâhil dış aktörlerin bölgesel kararlar üzerindeki belirleyiciliğini sınırlayabilir. Bunun ABD’nin etkisini tamamen sona erdireceği ise kesin bir sonuç olarak sunulamaz.

Asıl hedef, bölge halklarının güvenliğini ve refahını koruyan, dış baskılar karşısında kendi tercihlerini yapabilen bir iş birliği düzeni kurmaktır.

Orta Doğu’nun geleceğinde daha fazla söz sahibi olmak; ortak söylemin üretim, diplomasi ve kurumsal güvenle desteklenmesine bağlıdır.

A STRATEGIC ALLIANCE AMONG MUSLIM-MAJORITY COUNTRIES COULD RESHAPE THE MIDDLE EAST’S BALANCE OF POWER

Seide Şimşek | İllerde Ekonomi
October 3, 2026 | News and Analysis

Lasting cooperation among Muslim-majority countries in diplomacy, economics and security could constrain U.S. influence in the Middle East. Its success would depend on translating political solidarity into joint investment, credible institutions and greater independent decision-making capacity.

September announcements from the Organisation of Islamic Cooperation include discussions on strengthening partnerships with the Gulf Cooperation Council. The GCC’s 2026 statements emphasise economic integration, coordinated industrial policies and supply-chain cooperation. These initiatives demonstrate the importance of supporting regional solidarity with practical economic measures. (oic-oci.org, gcc-sg.org)

How Could U.S. Influence Change?

Washington’s position in the Middle East rests on both its military capabilities and its security partnerships with regional countries. U.S. Central Command reported holding security discussions with military representatives from numerous regional countries in Bahrain on July 1, 2026. (centcom.mil)

These relationships suggest that coordinated regional policies and a greater capacity to meet security needs independently could reduce Washington’s bargaining power. However, weakening existing support mechanisms before establishing credible alternatives could create new security gaps.

Economic Integration as a Foundation for Strategic Autonomy

In İllerde Ekonomi’s assessment, lasting cooperation should centre on trade facilitation, joint infrastructure investment, energy connections and technology production. Progress in these areas could reduce external dependence and strengthen economic resilience.

Joint investment mechanisms and production projects could translate political solidarity into mutual economic benefits. Security cooperation should focus on shared needs, including civilian protection, defensive capabilities and the safety of maritime trade.

The Central Challenge: Mutual Trust

A shared religious identity does not, by itself, produce a common foreign policy. Countries have different threat perceptions, economic priorities and international relationships. An effective alliance therefore requires respect for sovereignty, diplomatic dispute resolution and institutions capable of implementing joint decisions.

İllerde Ekonomi Assessment

Coordinated action by Muslim-majority countries could limit the influence of external actors, including the United States, over regional decisions. It cannot, however, be presented as certain to eliminate U.S. influence entirely.

The central objective should be a cooperative regional order that protects public security and welfare while enabling countries to make their own choices under external pressure.

A greater say in the Middle East’s future depends on supporting shared commitments with productive capacity, diplomacy and institutional trust.